Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Bir Kelime

Sevgi Zubeyde ERTAN
BT Hayat Sanal Dergisi, Sayi 11

Çocukken 23 Nisan bana çok mutluluk getirirdi. Fakat simdi her bayramda sevinmek yerine, günüm Ermenilerin 24 Nisan saldirilarini beklemekle geçiyor. Içimden merak ederim, ‘Bu sene acaba bize ne çamur atacaklar, ne aci yalanlar söyleyecekler?’ Biliyorum ki onlari durduramam. Milyonlarca Amerikali Ermeniyi ben nasil susturabilirim? Gazetelerde, televizyonda, bazen caddelerde dahi ilanlarini görürüm. Sag sol, nereye bakarsam bakayim, Ermenilerin soykirim iddialari gözümün önünde gerçekmis gibi sergileniyor. Ben hep kendime derim, ‘Tamam Sevgi, bugün evde kalacaksin, ve gazeteleri okumayacaksin. Her hangi bir günmüs gibi davranip, kendini üzmeyeceksin.’ Ama hiç bir zaman sözümü tutamiyorum. Saklanmak hiç bir problemin çözümü degildir, her ne kadar okumayacagim dersem, sonunda okumak zorundayim: bu bir seref meselesidir.

Bu sene en çok dikkatimi çeken haberler:

  • California’nin Glendale sehrinde bir Ermeni Soykirim Anitin dikilmesi [1]
  • Soykirimin California’nin okullarinda ögretilmesi için yeni bir yasanin tasarlanmasi ve Eyalet Meclis Müfredat Kurulu tarafindan onaylanmasi [2]
  • Washington merkezinde ‘Ermeni Soykirim Müzesi’ yapilmasi için Ermenilerin büyük bir bina satin almalari [3]
  • 60 Amerikan milletvekilinin Ermenistan’a ve Nagorno-Karabag’ya 90 milyon dolarlik para bagisi vermesi için dilekçe sunmalari [4].
  • Ve Amerikali Ermenlerin Türk diplomat Kemal Arikan’i öldüren teröristin serbest birakilmasini saglamak için para toplamalari ve destek vermeleri [5].

Iyi haberler arasinda sayabildigim tek sey Amerikan meclisin Azerbaycan’a karsi koydugu ekonomik yardim yasakligi kaldirilmasi [6].

Iste ben bu tür haberleri her sene duyarim. Yeni bir yasa, yeni bir anit – bunlar devamli Amerikanin bir yerinde sorun yaratan olaylardir. Ermenilerin nasil parayi, politikayi ve dini kullandiklarini gayet iyi biliyorum. Birinci Dünya Harbinden itibaren, Ermeniler Amerikaya gelip Türkiye aleyhinde örgütler kurdular. Hatta, eski ABD Baskan Teddy Roosevelt dahi yilbasi nutugunda bahsetmisti Ermenilerin hain davranislarindan: ‘[New York’ta basilan Ermeni dilindeki bazi gazetelerin] okuyucularini silahlanmaya, örgütlenmeye ve Dogu Anadolu’da Osmanli hükümetine karsi savasmaya açikça çagirdigini’ söylemistir [7]. Ermeniler bir yandan ‘soykirim’ diye aglarken, Amerika’da açikça savas için örgütleniyorlardi. Bugün Nagorno-Karabag’da ayni seyi yapiyorlar. Ermeniler gider Azerileri katleder, fakat Amerika’da tam tersini söylerler, ve herkezin sempatisini toplarlar. Bireysel seviyesinde ayni sekilde davraniyorlar: çarsiya gittigimizde bazen birilerin Türkçe konustuklarini duyariz – fakat biz gidip ‘Türkmüsünüz?’ diye sordugumuzda, eger Ermenilerse, hemen suratlarini çevirip Ermenice konusmaya baslarlar.

Yok arkadaslar, ben Ermenilerin yalanlarina ve iki yüzlekçiligine alisigim. Onlarin tipik saldirilarini anlatmak için bu yaziyi yazmiyorum. Alisik oldugum için, söyledikleri yalanlar sadece yariyor gönlümü - sasirtmiyor. Hayir, ben bu yaziyi yaziyorum çünkü beni en çok üzen sey Ermenilerin eylemleri degil, bazi Türklerin yalakaligi. Olayi anlatayim, sonra siz haklimiyim, haksizmiyim kendiniz karar verirsiniz...

BASKAN BUSH’UN ‘ERMENI KATLIAMLARI HAKKINDAKI MESAJI’

Her sene ABD Baskani Ermeni soruna dair bir basin bildirisi veya konusma verir. Ermeni lobilerde konusmasinda ‘Ermeni Soykirimin’ taninmasi için Baskana agir baski koyarlar. Bu baskiyi sadece mektup kampanyalarla degil, siyasi gücünü göstermekle yaparlar. Mesela, Ermenileri destekleyen milletvekililerin teskilati (Armenian Caucus) Baskana soykirimi tanimasini rica eden mektup gönderirler. Böylece, meclisten bir miktar baski koyuyorlar. Ayni zamanda, Ermeniler maddi destegini keseceklerini veya bir daha oy vermeyeceklerini söyleyerek tehdit ederler. Görüslerini savunmayan vekililere karsi karalama kampanyalar açarlar. Mesela, evvel Baskanlik seçimlerinde, Florida Ermeniler Bush’a oylarini vermislerdi – Bush kazaninca, bu sefer basin bildirilerinde ‘Ermeni-Amerikalilarinin Gore’un Baskan olmasini engelledi’ diye reklam yapiyorlardi [8]. Gönderdikleri mesaj çok açik ve net: ‘Bizi desteklemezseniz, seni batiririz. Ama savunursaniz, bak sizi Baskan dahi yapariz.’

Bu hussusta özellikle Bush dikkatimi çekmisti, çünkü seçimlerin sirasinda Ermenilere soykirimi taniyacak diye söz vermisti [9]:

‘20nci yüzyili hayal edilmez kadar vahsi savaslarla, toplu katliam ve soykirim ile zedelenmistir. Ermenilerin bu zülümü yasamis ilk millet olduklarini tarih gösteriyor. Ermeniler soykirim amaciyla düzenlenmis kampanyaya maruz kalmislar. Bütün dürüst insanlarin bu olayi hatirlamalari ve insanliga karsi islenmis kanli suçlarin gerçegini ve derslerini ögrenmeleri sarttir. Baskan olarak seçilirsem, bizim ülkemizin dogru sekilde Ermeni halkinin acilarini tanimalarini saglarim.’

Baskan olarak seçildikten sonra da, 24 Nisan 2001 konusmasinda sunu dedi [10]:

‘Bugün tarihin en büyük trajedilerinden birini animaktayiz: Osmanli Imparatorlugun sonunda yaklasik 1.5 milyon Ermeninin zorunlu göç ve yok edilmesi. Bu rezil öldürmeler 20nci yüzyili karaladi ve bugün dahi üzerimize yük oluyor. Bugün, Ermeni Amerikalilarla ve Ermeni toplumla birlikte kaybolan mahsum canlari aniyoruz...

Ermeni toplumun tarihini zedeleyen trajediye yas tutarken, ayni zamanda Ermeni kültür, din, ve kimligin gelistirilmesini saglayan iradelerini alkisliyalim. Bu sene Ermenistan’da Hristyanligin kurulusun 1700nin yildönümünü kutluyoruz. 451 senesinde, Iranlilarin baskilarina ragmen, Ermenilerin imanlarini reddetmediklerini saglayan ruhlarini alkisliyalim. Ermenilerin cevabi kesin ve cesur idi: ‘Dinimiz ve imanimizdan kimse bizi çikartamaz – ne melekler, ne insanlar, nede kiliç, ates, su, veya iskence.’ Iste Osmanli Imparatorlugun son döneminde karsilastiklari aci kadere karsi direnen ruh budur...’

Evet, konusmasinda Bush açik olarak Ermenileri Hristyan olduklari için alkisliyor. Müslümanlara karsi dinlerini red etmediklerini alkisliyor. Hatta, Osmanlilarin Ermenilere din konusunda baski yaptiklarini ve Ermenilerin dinlerinden dolayi öldürdüklerini ima ediyor.

Simdi belki düsünüyorsunuzdur, ‘eh kendisi Hristiyan tabiki öyle diyecek.’ Fakat Bush tipik bir Hristiyan degil. Çogu insanlarda din geleneksel bir seydir. Aileleri hangi dine mensup ise, onlarda o dine inanirlar. Bush’un ailesi de Hristiyan evet – fakat Bush Hristiyanligi resmen olarak büyüdükten sonra kabul etti. Amerikan tabiriyla, Bush ‘yeniden dogmus Hristiyan’ (born again Christian). Bu tür Hristyanlarin inanç tarzi çok kati ve dar görüslüdür. Mesela, Hristiyan olmayanlarin cehenneme gidecegine inanirlar. Bütün hayat bakislari dinle yönetiliyor. Bush basa gelince devletin dini okullara ve dini vakiflara daha çok para verilmesini sagladi. 3 Mayis 2001i ‘Ulusal Dua Günü’ olarak ilan etti [11]. Hatta, söyleyim, seçimler sirasinda Bush’un dindarligi tartisma konusu dahi olmustu – bazi Amerikalilar Bush’un din-devlet ayrimi bozacagindan kaygilaniyordu.

Uzun lafin kisasi, Bush dinden bahseden ilk Amerikan baskani oldu, ve kanaatimca tarihi okusa dahi Türklerin söylediklerine pek açik olacagini zannetmiyorum.

11 Eylül olayindan dolayi, ama, Bush Türkiye’ye ve Türklere karsi tutumunu biraz daha dengelemek zorunda kaldi. Çünkü Afganistan’da ve muhtemel bir Irak saldirisinda Türkiye’nin destegine ihtiyaci var. Tabi baska stratejik çikarlari da var. Simdi onu burda tahlil etmek istemiyorum, sadece Amerika’nin Türkiye’ye su zamanlarda daha ‘dostça’ ve iyimser davranmasi gerektigini vurgulamak istiyorum. Bunun baslica örnegi, Bush’un Azerbaycan’a karsi koyulan alis-veris yasakligi kaldirmasi. Ve bu sene’deki 24 Nisan konusmasina bakarsak, artik dinden bahsetmedigi görebiliriz [12]:

‘Bugün, Osmanli Imparatorlugnun son döneminde, 20nci yüzyilin korkunç trajedilerinden biri olan 1.5 milyon kadar Ermeni’nin göçe zorlanma ve öldürülmesiyle gerçeklesen katliami aniyoruz. Bu korkunç ölümler, Ermenistan, Türkiye ve dünaynin çesitli yerlerinde insanlarda derin acilar birakti. Amerika ve dünyanin her yerindeki Ermeni toplumlarin, bu korkunç can kayiplariyla ilgili çektigi yasa katiliyorum.

Bugün dünya için bu korkunç olaylardan dersler çikarma firsati var. Bu zehirli yapi, gerçekler ve uzlasmaya dayali yeni bir gelecegin kurulmasi için acili geçmisin incelenmesi ve akilci kararlilik gerektiriyor. Bu anlayisla, Türkiye’nin Ermenistan ile ekonomik, siyasi ve kültürel iliskilerini yeniden kurmasini bekliyorum...

Ermenistani teröre karsi savasimizda verdigi destekten dolayi tesekkür ederim...’

Belki sasarsiniz ama, biliyormusunuz Ermeniler konusmasini begenmedi ve basin bildirilerinde Bush ‘soykirim’ kelimeyi kullanmadi diye elestirdiler? Siz gördünüz Bush’un ne kadar çok Ermeni tarafini tuttugunu – ama buna ragmen bak ne diyorlar [13]:

‘Baskan Bush’un seçim sirasinda verdigi sözünü tutmayarak dogru sekilde 1915 senesindeki Ermeni Soykirimini anlatmadigina üzüldük...Baskan’in tarif ettigi olaylar aynen soykirimin sözlükteki tanimi olmasina ragmen, ‘soykirim’ kelimesini kullanmasini red etti. Ermeni-Amerikalilar Bush’un konusmasini düsünceli ve yürekten geldigini takdir ettiklerine ragmen, sözünü kirmasina ve böylelikle Türkiye’nin inkar kampanyalarina agirligini vermesine saskin ve rahatsiz oldular.’

PEKI, TÜRKLERIN TEPKISI NEYDI?

Bush konusmasini vermeden önce, mektup kampanyalarla Türkler onun bu konuda hassasiyet göstermesi ve tarihe sadik kalmasi gerektigini uyarmistir. Mesela:

28 Mart tarihinde, Sayin Orhan Kaymakçalan Bush’a yazisinda dediki [14]:

‘Amerikan-Türk Derneklerin Birligin deki bütün üyeleri adinda, 24 Nisan konusmanizi verirken, sizin Türklerin görüslerini aklinizda tutmanizi rica ederiz. Bilmenizi isteriz, bu mesaj Amerikan-Türk toplumu ve Türk ulusu için çok önem tasimaktadir, ve bizde her sözünüze dikkatla inceliyoruz. Geçen sene ‘soykirim’ kelimeyi kullanmamakla dogru davrandiniz ama, bizim endisemiz o dönemdeki bütün tarihin dogru yorumlanmasi ve bütün etnik ve dini azinliklarin – Osmanli Müslümanlar dahil - acilarin taninmasi uzaniyor.’

Mektubun devaminda, Orhan Bey o dönemin tarihini anlatarak, Anadolu’da Ermeni kayitlarina göre dahi hiç bir zaman 1.5 milyon Ermeninin bulunmadigini, Ermenilerin Ruslarla isbirligi yapmakla bize saldirdigini ve isyan ettiklerine de vurguladi.

Baskalarda buna benzer mektuplar göndermisti. Mesela, Turkish Forum köse yazari Sayin Mahmut Esat Ozan mektubunda babasi’nin Türkiye ile olan dostlugundan bahsetti, ve Istanbul’da babasi’nin ‘Oglum Türkiye’nin gerçek dostu olmazsa ‘öldürürüm’’ dedigini hatirlatti [15]. Mahmut Bey’de soykirim kelimesini kullanmamasi için uyarip, Ermenilerin yalanlarla kandirilmamasi gerektigini söyledi. Türkiye’nin stratejik önemini de hatirlatti, ve dolayisiyla Ermeni meselesinde dikkatli davranmasini tavsiye etti.

Ikisi de güzel yazmis bence. Ancak gördügünüz gibi, bu uyarilara ragmen, Bush yine de tarihe sadik kalmadi. Yine de bizi 1.5 milyon Ermeniyi öldürmekle suçladi. Evet, soykirim kelimeyi kullanmadi ama, bütün Ermeni iddialari dogruymus gibi tekrarladi.

Bende zannediyordum ki bu haksizliklara karsi protesto ederdik, degil mi?

Hayir...biz protesto etmedik. Aksisine, Amerikan-Türk Dernekler Birligi Bush’u ‘Osmanli Imparatorlugunda 20nci yüzyilindaki olaylari yanlis sekilde karakterize etmedigi için’ tesekkür mektup kampanyasi açti [16]. Önce mektubunu ‘Türkiye ile dalga geçmeyin dikkatli davran’ tavirla yazan Mahmut Bey, bu sefer hayatimda gördügüm en seker tesekkür mektubu yazdi. Okuyunca öyle sinirlendim ki, hemen mektubu e-mail hesabimdan sildim. Keske size göstermek için tutsaydim! Onun yerine, daha sonra Mahmut Beyin Bush hakkinda yazdigi bir yazidan alinti yapayim [17]:

  • ‘Okudugunuz sözler, sayin Baskan, çogu Türklerin adinda söyleniyor: Uzun zamandir anne’nin ve baba’nin Türkiye’ye olan sevdalarini biliyoruz, o yüzden alçak gönüllülukle sizin ‘Baba gibi Ogul’ atasözü tekrar dogruladiginizi söylemek istiyoruz.’

  • ‘Beyaz Saray’da var olmaniz bizim irademizi kuvvetlendiriyor, ve bu mektbun sagladigi kisa irtibat dahi bizi bahtiyar ediyor. Bilmenizi isterim, gücünüz, dürüstlügünüz, iradeniz, uzlasmamaniz, ve ülkemizin gelecegine dair en önemli kararlari çekinmeden karsilaman bizi rahatlatiyor.’

Yani, mektubunda Mahmut Bey Bush’u dünyanin en büyük ve ulu önder imis gibi övup, öyle alçak gönüllü davraniyor ki, mektubun sonunda Bush’u ‘sükranlarimizi sunabildigimiz için’ de tekrar tesekkür ediyor!

Büyükelçimiz’de Bush’un konusmasindan memnunmus [18]:

‘TÜRK DIPLOMATLAR MEMNUN: Bush’un açiklamasini degerlendiren Türkiye’nin Washington büyükelçiliginden bir yetkili, “Beyaz Saray’in buradaki Ermeni lobisinin yogun baskilarina ragmen “soykirim”sözcügünü ne isim, ne de sifat olarak kullanmamasi memnuniyet vericidir.” dedi. 1915’te Dogu Anadolu’da meydana gelen olaylarin ve Ermenilerin tehcirinin, bütün taraflardan çok sayida kisinin hayatina mal oldugunu belirten yetkililer, ancak bu olaylarin Birlesmis Milletler soykirim sözlesmesinde yer alan soykirim tanimina girmedigini ifade etti.’

BIR KELIME NE KI?

Kusura bakmayin, fakat ben övgümüzü veya tesekkürümüzü gerektiren bir sey görmüyorum! Tersi, bilgi açisindan hatali bir konusmayi bu kadar çok alkislamakla, bir nevi Ermeni iddialarin dogru oldugunu kabul etmis ve evvel gönderdigimiz uyarilari iptal etmis oluyoruz. Çünkü biz anlattigi tarihi elestirmedik ki – sadece ‘aman ne olursun, soykirim demeyin ne olur’ diye inliyoruz. O kelimeyi kullanmadigi müddetçe, mutluyuz. Fakat bir kelime ne ki? O sadece bir diplomatik detay! Bush bizim soykirim yaptigimiza inaniyor, bunu Ermenilere yazdigi mektubunda söylemistir, fakat simdi Türkiye ile iliskisini iyi tutmak için daha yumusak konustu. Ve biz bundan dolayi havalara uçuyoruz...?

Evet, soykirim kelimeyi kullanmamasi iyi bir sey, fakat bu övgüye deger bir hareket degil. Yaptigi hatalari düzeltmeliydik. Ona gönderdigimiz mektubunda ‘Sayin Baskan, 1915de yasanan olaylarina soykirim olarak nitelendirmemeniz bizi memnun etti, ve bundan dolayi tesekkür ederiz. Fakat siz hala Ermeni halkin mahsum oldugunu göstererek, onlarin Türkleri de katlettiklerini söylemediniz. Bizim ölülerimizin ve sehitlerimizin Ermenilerin ölüleri kadar degerli degil mi sizin için? Anadolu’da 1.5 milyon Ermeni dahi yoktu ki, nasil o kadar çok ölebilsin. Halbuki isgal edici küvvetler 2.5 milyonu asan Osmanli müslümani öldürmüstür...’ gibi bir cevap vermeliydik. Hatta, Ermenilerin nasil diplomatlarimizi öldürdügünü hatirlatip, ‘Sayin Baskan, siz Ermenileri anti-terör faaliyetlerinden dolayi alkisliyorsunuz ama, haberiniz var mi simdi Amerikan-Ermeni toplumu bir teröristin serbest birakilmasi için çalisiyor? Bir teröristin hürriyeti için mücadele eden toplum nasil tesekkürünüzü hak edebilir ki?’ diye sormaliydik...

Çünkü Bush’un hatali, serefimize saldiran sözlerini alkislamak yalakaliktan baska bir sey degil!

DIPNOTLAR:
[1] Ergün Kirlikovali, Glendale is Getting a Hate Monument, Glendale News Press, Letters To The Editor, 9 January 2002.
[2] Armenian National Committee of America Press Release, ANCA-WR Announces Support for California Genocide/Holocaust Education Bill, 18 February 2002.
[3] Orhan Kaymakcalan, Armenian Genocide Museum – Money Can Buy You Anything in Washington, ATAA Spotlight, 15 March 2002.
[4] Armenian National Committee of America Press Release, Sixty House Members Co-sign Letter Calling for $90 Million Aid Package for Armenia; Funding for Nagorno-Karabagh, 9 May 2002.
[5] Mahmut Esat Ozan, Convicted Armenian Killer, Turkish Forum, 24 February 2002.
[6] U.S. State Department, White House Statement on Presidential Waiver of Section 907, 30 January 2002.
[7] Gordon, Leland J. "The Turkish American Controversy over Nationality." American Journal of International Law, Vol. 25, Issue 4, October 1931, pp. 658-669.
[8] National Organization of Republican Armenians, Florida Armenians May Have Blocked a Gore Presidency, 9 November 2000.
[9] Armenian National Committee of America Press Release, George W. Bush Recognizes Armenian Genocide, 20 February 2000.
[10] White House Press Release, Presidential Message, 24 April 2001.
[11] White House Press Release, National Day of Prayer 2001, 30 April 2001.
[12] White House Press Release, President’s Message on Armenian Massacre, 24 April 2002.
[13] Armenian Assembly of America Press Release, President Bush Reneges on Campaign Promise; Calls the Armenian Genocide “Annihilation” and Avoids Historically Accurate, Internationally-Recognized Term “Genocide”, 24 April 2001.
[14] Orhan Kaymakçalan, Letter to President Bush, ATAA News, 9 April 2002.
[15] Mahmut Esat Ozan, Listen to Your Father Mr. President, Parents Know Best, Turkish Forum, 27 February 2002.
[16] Turkish American Cultural Association of Florida Action Alerts, Thanking President George W. Bush.
[17] Mahmut Esat Ozan, “You Proved You Are Your Father’s Son, Mr. President,” Turkish Forum.
[18] Gülsah Ugurel, “Bush Soykirim Demedi,” Turkish Forum.